"Asıl engelli dayanışma bilincinden yoksun olandır"
Engelsiz vatandaşların engelli vatandaşlara tahakkümü süredursun bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Dünya nüfusunun yaklaşık %15'i çeşitli sebeplerden dolayı engelli konumunda. Bu da 1 milyon insana tekabül ediyor. Peki asıl engeli olanlar onlar mı yoksa duymamazlıktan, görmemezlikten, anlamamazlıktan gelenler mi?
CEREN KARLIDAĞ
Türkiye’de nüfusun yüzde 12.29′u yani 8.5 milyon kişi engelli. Ülkemizde, sokağımızda, caddemizde engelli vatandaşlarımız için kolaylaştırıcı nitelikte olan pek çok alana engelsiz vatandaşlar hükmetmiş durumda. Hatta sosyal medyada öyle fotoğraflarla rastlıyoruz ki bazı belediyelerin bile üstü kabartmalı sarı çizgileri neden yaptırdığı konusunda bir fikri yok. Bu durum kimin engelli olduğu konusunda kafalarda soru işaretlerine sebep oluyor.
ASIL ENGELLİ DAYANIŞMA BİLİNCİNDEN YOKSUN OLANDIR
Ege Aktüel’e konuşan Toplumcu Psikologlar üyesi Burcu Ovacık kurumsal olarak harekete geçilmesi gerektiğine bu sorunun temelden çözülmesi gereken bir sorun olduğuna işaret etti. “ Eğitim sisteminin, devletin konuyu en temelden irdelemesi gerek. Empati tek başına oluşacak bir şey değildir. Engelli olan çocuklarla herhangi bir engeli olmayan çocukların bir arada eğitim görmesi ve farklılıkları beraber kaldırmaları gerek. Aslında, engelli olan dayanışma bilincinden yoksun olandır. Toplumsal hayata katılımda sosyal devletin gerekli çözümleri üretmesi gerekir” diye ifade etti.
ENGELLİLERİN DEĞİL DEVELETİN YETERSİZLİĞİ ORTADAN KALKMALI
Yine Toplumcu Psikologlar üyesi Arife Gökçeoğlu bunun bir empati problemi olmaktan ziyade ötekileştime problemi olarak gördüğünü söylüyor. Yetiştiğimiz sosyal çevre ve sistemin bize aşıladığı şeyin sadece acıma duygusu olduğuna vurgu yapan Gökçeoğlu “ Biz onların haklarını ellerinden alıyor sonra tekrar haklarını vermek için uğraşıyoruz. En temel eğitimden itibaren düzenlemeler yapılmalı ve bir sistem sorunu olan ötekileştirme ortadan kaldırılmalıdır. Daha önce özürlü diyorduk şimdi engelli diyoruz. Sistem normlara uymayan herhangi bir şeyi hemen yaftalıyor. Halbuki devlet bu konuda kendi yetersizliğini ortadan kaldırırsa biz de bu insanlara herhangi bir sıfatla hitap etmek zorunda kalmayacağız. Eşit yurttaşlık bunu gerektirir” diye konuştu.
HAKLAR KAĞIT ÜZERİNDE KALIYOR
Tüm bunlara karşılık, araştırmalar ve istatistikler gösteriyor ki “Sınıf arkadaşlarınızdan kaçının herhangi bir yetersizliği var” diye sorulduğunda yetersizliği olan çocukların eğitim alamadıkları ve ya herhangi bir yetersizliği olmayan çocuklardan soyutlanarak eğitim aldıkları gerçeği ortaya çıkmakta, herhangi bir engeli olan bireylerin çok azı kültür sanat faaliyetlerine katkı sağlaya bilmekte. Hemen hepimiz de ulaşım konusunda yaşadıkları sıkıntılara şahitlik yapmaktayız. Engelli haklarının kağıt üzerinde kalmasını ve bu hakların gündelik hayatta ki pratik karşılığını bulamamasını ise kendi engelleri olarak görmüyorlar.