BAŞKAN TUGAY'IN "LUNAPARK" İLE İMTİHANI!
İzmir'in simgesiydi bir zamanlar. Ama 2000 başlarından itibaren liyakatsiz kadroların İzmir'de egemenlik kurmalarıyla hem İzmir kimliği hem de "Fuar" yozlaştırılmaya başlandı. 2000'lerde vurulan ilk kazmadan bugüne, Kültürpark'ta "ilk günü" hatırlanacak bir anı bırakılmadı. Son hedef de Lunapark! Buyrun Hasan Tahsin Kocabaş'ın kaleminden #YorumHaber
Kim bilir ki? Belki de İzmir'de doğup, yaşı da yarım asrı geçenler için "bir devir" kapanıyor. Hem de hangi devir? İzmir'de "İzmir devri" , zaten son 25 yıldır azar azar kemirilmişti.
O kadar çok örnek var ki... Karşıyaka'dan Bornova'ya, Basmane'den Tepecik'e, Balçova'dan Karataş'a o kadar çok "değiştirilen" hatta yok edilen "İzmir" var ki...
Düşünebiliyor musunuz?
İzmir için en önemli alanların başında gelir "Kültürpark"... Uluslararası Fuar yani... Ama ana kapısı Basmane'de ve Basmane İzmir'in "gözden çıkarılmış" ama "kadim" bölgesi on yıllardır!
Bu size bir şeyler hissettiriyor mu?
Peki boşuna mı "kültür park" demişler "kuranlar"? O deyişin derin ve milli anlamı var. Yıllarca herkes açılışını beklemiş en güzel giyisileriyle. 26 Ağustos önemli tarih, 9 Eylül ise zirve...
26 Ağustos'ta başlayan taarruz, 9 Eylül'de İzmir'de zaferle ermiş nihayete. Sonrası "ekonomik zaferler"... Kurucu Paşa dememiş mi "İktisat Kongresi'nde"? "Askeri zaferler, ekonomik zaferlerle taçlanmazsa anlamı olmaz" diye?
Ve kahpe emperyalizmin, kuyruğunu kıstırıp terkederken "yaktığı" yerde, Kemal Paşa işaretini vermiş!
Orası "yangın yeri"... Ama öyle bir azimle çalışmışlar ki İzmirliler.. Yemyeşil olmuş "yangın yeri"... Türkiye Cumhuriyeti ekonomik varlığını hep buradan haykırırmış cihana..
Ama öyle bir devir gelmiş ki...
Yıl 1980. Aylardan Eylül yine... Hem de 9 Eylül'den sadece 3 gün sonra...
O 1922'de defedilen emperyalizm, yetiştirdiği "yerli işbirliçilerine" yaptırmış "darbeyi"...
Olan biten malum... Adına ister "serbest piyasa" deyin isterseniz "özelleştirme" ya da "babalar gibi satma"... O 15 yılda yapılan ne varsa milli, "yemişler" hepsini tek tek...
Ne sigara kalmış, ne de ayakkabı...
Sümerbank da, Tekel de, Seka da, Şeker Fabrikaları da, PTT de hepsi ama hepsi "buhar olmuş" uçmuş.
Sene 2000'ler başı...
İzmir'de "birileri" kıpırdanmaya" başlamış... "Bir yerlerin" otuz küsürüncü katlarında, İzmir'e baklılırken "emperyal ve kapital" hayaller kurulmuş.
Gözlerine "Kültürpark" ilişmiş... Nasıl "kırpılır", nereye ne konulur, nereler yıkılır, neler kaldırılır hep konuşulmuş Punta'da, Balçova'da, Kordelya'da...
Ama bir sorun varmış. "İzmirliler, bırakır mıymış Fuar'larını?"
Ne yapılacak peki?
Tabii ki "itibarsızlaştırılacak"! Öyle bir hale getirilercek ki, bu kez İzmirliler hayklıracak "kaldırın burayı" diye!
Babasının elinden tutup bir kez bile Fuar'a gitmemiş kim varsa, "Fuarla ilgili çalışmaya" başlamış. Öyle ya "fuar ruhu" taşıyan, Fuar'a bir şey yapmaz ki, bakar, korur değil mi?
Neden hep "eski fuarlar" özlenir düşünür müsünüz?
Çünkü "eski" olan Fuar'lar "fuardı"... Bir "kültür bahçesiydi"... Milli Egemenliğin, özgürlüğün, 9 Eylül zaferinin haykırıldığı ve nefesinin alındığı yerdi.
Şİmdi de "son darbe" indirilmek üzere belki... İletişimden kaçınan CHP'li Büyük Başkan Tugay, kafasını "lunaparka" takmış.
Aslında bu da yeni değil. Aylar önce İz Gazete'de Gönül Soyoğul'a demiş niyetini, her şeyi söylemiş aslında... Ama biz "İzmirliler" açıkçası anlamamış ya da dikkat etmemiş.
Bakın ne demiş Bay Başkan:
"Lunaparkı büyük ihtimalle kaldıracağız. Sözleşme süresi dolmak üzere zaten, lunaparka çok yoğun bir talep olmadığını gördük. Bir oyun, eğlence alanı tasarlanabilir ancak şu andaki haliyle değil. Dünyanın pek çok güzel yerinde, şehir parklarında gezdim ve gördüm. Şu anda sahip olduğumuz lunaparkın uygun olmadığını düşünüyorum. Eğlence parkı ya da ünitenin park içerisinde olmayacağı anlamına gelmiyor. Temizliği, düzeni ve görüntüsü açısından İzmir’e biraz daha uygun bir şey düşünüyorum. Aslında dünyanın çoğu yerinde bu eğlence parkları artık şehrin biraz kenarında, dışında oluyor. Çok uzak bir alanda değil ama dışarıda. Legoland tarzı bir şeye aslında ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Şu anda kesin bir projeye dönüştürmediğimiz için biraz söylerken çekiniyorum ama Kültürpark’a mı yapmak yoksa başka bir konumu, daha rahat kullanılacak bir alanı düşünebilir miyiz? Diye düşünüyorum."
Aslında Cemil Tugay, başkan olmadan evvel "dersini iyi çalışmış". Dürüstçe söylemiş niyetini de, eksik söylemiş.
Lunapark İzmir dışına gidecek, Başkan Tugay dünyanın pek çok yerini gezmiş, görmüş, burayı Legoland yapacakmış. Aslında Tugay, 1980 yılından itibaren ilk, orta, lise ve üniversiteyi İzmir'de okumuş. Yani mutlaka "babasının elinden tutup" ya da "arkadaşlarıyla" gitmiştir Fuar'a, Fuar iken... Mutlaka "çarpışan otolara" binmiştir
3 Aralık'ya Yeni Asır'da bir haber yayınlandı:
"İzmir Büyükşehir Belediyesi avukatı Utku Kılınç tarafından Lunapark yetkililerine ihtarname kendisine ihtarname ve tahliye tebligatı gönderildiğini söyleyen Coşkun Lunapark Yönetim Kurulu Başkanı Önder Coşkun, bünyesinde tonlarca ağırlığındaki 25 oyuncak ve makinelerin yer aldığı lunaparkın taşınma işleminin bu kadar kısa sürede gerçekleşmesinin mümkün olmadığını ve gidebilecekleri bir alanın da sunulmadığını dile getirdi. İhtarnamede şu ifadelere yer verildi: "Mülkiyeti belediyemize ait olan taşınmazın fuzuli işgalinin sonlandırılarak, lunapark alanının tarafımıza 15 gün içerisinde boş olarak teslim edilmesi gerekmektedir. Verilen süre sonunda taşınmazın boş olarak teslim edilmemesi durumunda, öncelikle taşınmaza enerji temini sağlayan bağlantı sonlandırılarak enerji kesintisi yapılacak, sonrasında ise kaymakamlık nezdinde tahliye işlemleri ivedi şekilde gerçekleştirilecektir."
Yani "niyet" konmuş "akıbet" ise "tanzime" başlanmış.
Ve yine "iletişimsiz" şekilde 51 yıllık Lunapark'ın "elektrikleri" kesilivermiş. Bu iş baştan aşağı bir eseranegiz muammaya döndü bence. Lunaparkın Patronu Önder Coşkun'un da sabrı tükenmiş ve İzmirlilere bir "şikayetname" yazmış.
''51 yıldır aralıksız olarak işletmeciliğini üstlendiğimiz, İzmir Enternasyonal Fuar alanında bulunan Coşkun Lunapark'ın İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından tahliye edilerek, tesisimizin kaldırılacağına dair yürütülen işlemlere karşı tarafımızca Yargı Yoluna başvurulmuştur. Bu yönde Belediye'nin işlemlerinin hukuka uygun olmadığı gerekçesi ile Sayın İdare Mahkemesi tarafından Yürütmenin Durdurulması kararı verilmiştir. Verilen bu karara karşı Belediyenin itirazlarına rağmen yürütmenin durdurulması kararı Yüksek Mahkeme tarafından da onanmıştır. Sonrasında mevcut durumda herhangi bir değişiklik olmamasına karşın yargı süreci devam ederken ve herhangi bir nihai karar verilmediği halde Yürütmenin durdurulması kararı ortadan kaldırılmıştır. Bu yönde gerekli itirazlar tarafımızca yapılmış ve hukuki süreç devam etmektedir. Bu aşamada herhangi bir tahliye kararı bulunmamasına rağmen Lunapark'ımızın enerjisini temin ettiği İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından tesisimizin elektrik enerjisi 02.01.2025 tarihi gece yarısı itibarı ile kesilerek işletmemizin faaliyetleri Belediye'nin usulsüz işlemi nedeni ile geçici olarak durdurulmuştur. Belediye tarafından yapılan kesinti ile ilgili Belediye çalışanları tarafından herhangi bir tutanak düzenlenmemiş, gerekçesi sorulduğunda ise herhangi bir bilgilendirme yapılmamıştır. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile işletmemiz arasındaki uyuşmazlığın sebebi işletmemizden kaynaklı olmayıp aksine İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin belirlediği yüksek kira bedelleri ve işletim giderleri süresinde eksiksiz bir şekilde ödenmiş, tüm yasal yükümlülükler tarafımızca bugüne dek yerine getirilmiş ve halen getirilmektedir. Bu süre zarfında İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne karşı tarafımızca uzlaşmacı bir tavır sergilenmesine karşın bu olumlu girişimlerimize ne yazık ki yanıt alınamamıştır. İşletmemize hukuki girişimlerde bulunma yolundan başka bir seçenek bırakmayan İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin henüz yargı süreci sonuçlanmamışken işletmemize bu yaptığı haksız yaptırım üzüntü ile karşılanmıştır. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından köklü işletmemiz aleyhinde asılsız kampanya yürütülmeye başlatılmış ve Lunapark’ın İzmir’e yakışmadığı yönünde haksız eleştirilerde bulunulmuştur. Buna yönelik belirtmemiz gerekir ki işletmemizdeki tüm oyuncaklar ve işletme unsurları haftalık periyodik bakımlara tabi tutulmaktadır. Her türlü maddi imkanlara sahip olan ve deneyim sahibi işletmemiz, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tutarsız ve önyargılı yaklaşımları sebebi ile Lunapark alanında ne yazık ki vizyonunu tam anlamı ile ortaya koyamamaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin tek taraflı ve sebebi anlaşılamayan bir şekilde şehrimizi lunaparksız bırakma ve kültürel bir mirasın yok olması pahasına mevcut Lunapark alanında halka ne şekilde bir hizmet sunulacağı ve faaliyet gösterileceği de belirsiz iken Halkımızın ve Sivil Toplum Kuruluşlarının görüşleri alınmadan uygulanmak istenen usule aykırı tahliye işleminin gerçekleştirilmesine yönelik yapılan enerji kesintisi nedeniyle işletmemizin faaliyetlerine devam imkanı ortadan kaldırılmıştır. Bu haksız yaptırımın sonucu olarak işletmemiz, işletmemiz bünyesindeki onlarca çalışan ve aileleri ile her gün işletmemizi ziyaret eden misafirlerimiz nezdinde maddi manevi telafisi mümkün olmayan zararlar doğacaktır. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bu süreçteki hatalı ve mevzuata aykırı girişimlerinden bir an önce dönerek bu belirsiz sürecin çözüme kavuşturulacağı inancı ile geçici bir süre faaliyetlerimize ara verildiğini, Belediye tarafından enerji kesintisi uygulamasından dönülmesi halinde aynı özen ve misafirperverlik duygularımızla Halkımızın da taleplerini karşılayacak şekilde faaliyetlerimize devam edeceğimizi siz değerli Kamuoyuna saygı ve sevgilerimiz ile bildirme gerekliliği doğmuştur.''
Bence Başkan Tugay'ın kafasında "başka bir şeyler" var. Bunun Basmane Çukuru'nda yapmak istediği ve Kültürpark Platformu'nun da karşı çıktığı girişimle de ilgisi var. Hazır İzmir'i zerre bilmeyen kadrolar da oluşmuşken Cemil Tugay "İzmir'i" İzmir'de "tasfiye" eden Başkan olarak tarihe geçecek gibi.
Her şey bir yana, aynı Şehir Tiyatrolarında yaptığı gibi, yine bir vefasızlık var ortada. Eminim Erdoğan Coşkun'un kemikleri sızlıyordur. Çünkü geçmişte de bir kaç kez benzer girişim olmuş ama iş bu noktaya gelmemişti. Üstelik Belediye "yargı kararına da" uymadı iddiası var ortada.
Merak ettiğimse şu:
Başkan Tugay "legoland" ile igili, acaba görüşmeler yaptı mı? Yoksa bu işi de "esrarengiz" bir şekilde Ramazan Tezcan ve İstanbullu "dostları mı" kotarıyor?
Hasan Tahsin Kocabaş
info@egeaktuel.com