#HABERYORUM: KADINA ŞİDDET "İNSAN" İŞİ OLAMAZ!

Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, her yıl 25 Kasım'da kutlanmaktadır. Bu gün, 1960 yılında Dominik Cumhuriyeti'nde, üç Mirabal kız kardeşinin, kadın hakları aktivisti olmaları nedeniyle diktatör Trujillo'nun emriyle öldürülmesinin anısına belirlenmiştir.

#HABERYORUM / HASAN TAHSİN KOCABAŞ 

Söylemesi bile iğrenç...

Ne demektir "kadına şiddet"?

Aslında, insanın insana "şiddet" yaşatması kadar insanlıkdışı ne olabilir ki?

Hele tüm dinlerde "öldürmeyeceksin" hükmü dururken, kendine "insan" diyenin" başka bir insana el kaldırması, öldürmesi nasıl "olağan" karşılanabilir? 

Hele insanı doğuran, ana olan yaradılmışa el kaldırmak?

Annemiz, eşimiz, ablamız, kardeşimize silah doğrultmak? 

Ama olmuş asırlardır...

Olmaya devam ediyor. Doğuda da batıda da yaşanıyor bu "cahiliye işleri"...

Boşanmanın, evlenmek kadar doğal olduğunu, şiddetin ancak söyleyeceği sözü olmayacak kadar cahil olanların iblisliği olduğunu anlamakta güçlük mü çekiyoruz acaba? 

Ya da "Emevi kafalı" yobazların uydurduğu dinsel referanslarla "kadının mal olarak" görülmesi ne kadar çelişiyor gerçekle aslında.

Düşünsenize o "cahili de" bir kadın getiriyor dünyaya ama, cahil, kadınlara "alınır, satılır, kullanılır mal" muamelesi yapabiliyor. Bunu da dinine dayandırabiliyor, hattta "inanan" başka cahiller de çıkabiliyor. 

Oysa Türk kültüründe "kadın" eşittir erkeğiyle, "Hakan ve Hatun" vazgeçilmezdir toplumsal ve günlük yaşamda. 

25 Kasım "kadına şiddetin önlenmesi" amacıyla işaretlenmiş takvimde.

On yıllardır da "günü geldiğinde" türlü etkinliklerle vurgu yapılıyor, farkındalık yaratılmaya çalışılıyor. 

Ama gariptir ve kahredicidir ki, 25 Kasım günleri dahi "kadına şiddet" yaşanıyor dünyada da ülkemizde de...

Peki sorun nerede? 

Galiba yine "mış gibi" yapanların egemenliklerinin sürmesinde.

Bakalım 26 Kasım tarihli medyada kaç "kadına şiddet" haberi çıkacak.

Dileğimiz çıkmaması...

Keşke kibir yerine empatiyi yaşam felsefesi kabul etse "birileri"! 

#HABERYORUM

 

KADINA ŞİDDET