İzmir'deki kentkart krizine o şirketten ilk tepki
Ankara İdare Mahkemesi, elektronik kart ihalesini yeni kazanan firma ile ilgili açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkeme kararında 'İhale, işi bilmeyen firmaya verildi. Telafisi güç zararlar doğabilir' vurgusu öne çıktı. Gelişmenin ardından Kartek firmasından ilk açıklama geldi. Açıklamada hukuki işlemlerin rutin bir prosedür olduğunu ve sonucun firma lehine sonuçlanacağı ifade edildi.
İzmir’de elektronik temassız akıllı kart hizmetini 16 yıldır veren Kentkart Şirketi’nin Ocak ayında yapılan ihaleyi kaybetmesinin ardından merakla beklenen geçiş süreci sancılı başladı.
Sistemin ihaleyi kazanan Kartek’in sorumluluğuna geçeceği gün kriz yaşandı. Güncelleme sorunu nedeniyle yaklaşık bir hafta geçişler ücretsiz yapılırken, süreçte büyük aksaklıklar yaşandı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin toplama sisteminin şifre ve kodlarını değiştirerek devir işlemlerini ‘kilitlemeye’ çalışan Kentkart A.Ş. hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla yargıya taşınırken Kamu İhale Kurumu ESHOT’un şikayeti üzerine de şirketi 1 yıl boyunca tüm ihalelerden men etti.
Öte yandan süreçte ihaleyi kaybeden Kent Kart A.Ş. tarafı başlangıçta ESHOT’a daha sonra Kamu İhale Kurumu’na (KİK) itirazlarda bulundu. Şirketin itiraz başvurularında iki konu öne çıktı. Bunlardan ilki, ihaleyi kazanan Kartek A.Ş.’nin iş deneyiminin yetersiz olduğu, ikincisi ise kamu zararına sebep olunacağı iddiasıydı. Her iki kurumdan da ret yanıtı alan Kent Kart, yürütmenin durdurulması talebi ile idare mahkemesine dava başvurusu yaptı.
İdare mahkemesi ise tarafların savunmalarını aldıktan sonra kararını geçtiğimiz 3 Temmuz’da verdi. Mahkeme, iş deneyimi yeterli değil denilen Kartek A.Ş.’nin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiğine hükmetti. Mahkeme oybirliği ile aldığı kararda, davacı şirketin yaptığı şikâyet başvurusu için verilen ret kararı için “Hukuka uyarlık bulunmamaktadır” dedi. Kararın devamında “Hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabilir” denilerek yürütmenin durdurulması istendi.
Flaş karar sonrası ihaleyi kazanan sistem yüklenicisi Kartek şirketinden de detaylı bir açıklama geldi. Açıklamada hukuki işlemlerin rutin bir prosedür olduğunu ve sonucun firma lehine sonuçlanacağı ifade edildi.
İŞTE O AÇIKLAMA
13.01.2015 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü tarafından tüm isteklilere açık olarak düzenlenen “Elektronik Ücret Toplama Sistemi İşletim Hizmeti” ihalesini Kartek, en uygun teklifi vererek kazanmıştı. İhale hakkında eski yüklenicinin yaptığı itirazlar, Kamu İhale Kurumu’nun 08.04.2015 tarihli ve 2015/UH.III-985 sayılı kararıyla reddedilirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi, ihale şartnamesi gereği “sistemin sorunsuz ve güvenli şekilde” işletiminin devrini sağlamakla yükümlü olan eski yüklenici hakkında sistemin şifre ve kodlarını değiştirerek kilitlediği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuş ve sistemin kök anahtarlarını (sistemi çalıştıran şifreler bütünü) teslim etmeyen eski yüklenici Kamu İhale Yasaklısı olmuştu.
Kartek yetkililerinin devam etmekte olan bu hukuki süreç hakkında yaptığı açıklama şöyle:
SİSTEMİ AYAĞA KALDIRDIK, İZMİRLİLERİN YANINDA OLDUK
“1 Haziran itibariyle teslim almamız gereken kök anahtar, tüm talep ve girişimlere rağmen ihale şartnamesine ve yasalara aykırı olarak teslim edilmemiştir. Söz konusu sistemi çalıştıran kök anahtar ve sistem bileşenleri tarafımıza teslim edilmemesine rağmen uzman ekiplerimizin olağanüstü çabalarıyla sistemi kök anahtarlar olmadan ayağa kaldırma girişimleri sırasında yapılan ve kaynağı tarafımızdan belirlenen ve tutanaklarla kayda alınan ancak hukuki nedenlerle burada dile getiremediğimiz siber saldırılarla da mücadele ederek İzmirlilerin ulaşım araç ve olanaklarından mahrum bırakılmamasını sağladık.
Sözleşmemizde hiçbir yükümlülüğümüz olmamasına rağmen teknolojik bilgi, birikim ve becerimizi ortaya koyarak kısa sürede yeni sistemi devreye soktuk ancak ihale şartnamesine uygun olarak sistemin tarafımıza devri sağlanamadığı için yeni sistemde istisnai bazı aksaklıklar meydana gelebilmektedir. Buna rağmen söz konusu aksaklıklar İzmirlilerin ulaşım araçlarından ve olanaklarından faydalanması açısından hiçbir engel teşkil etmemiştir. ESHOT ile bu proje bazındaki işbirliğimiz uyumlu ve öngörülen takvime uygun olarak yürümektedir: buna ilaveten, ESHOT’la yarattığımız bu güçlü sinerji Türkiye’deki pek çok belediyenin de dikkatini çekmiş ve kendi ulaşım ağlarında da benzer bir sistemin hayata geçirilmesi için firmamıza davette bulunmuşlardır.
HUKUKİ İŞLEMLER RUTİN PROSEDÜRDEN İBARET
Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğine göre söz konusu ihalede diğer teklif sahibinin “iş deneyim belgesi” ne ise, bizim sahip olduğumuz “teknolojik ürün deneyim belgesi” de aynı kapsam, yeterlilik ve hükümdedir. Burada ilgili idare mahkemesinin vermiş olduğu karar sadece itirazın incelenmesine yönelik rutin bir hukuki prosedürdür. Üstelik daha önce bu konuda yapılan itirazın KİK tarafından ret edildiği gerçeği dikkate alındığında, hukukçularımızın ilgili mahkeme nezdinde yapacakları girişimlerin firmamız lehine sonuçlanacağından da hiçbir kuşkumuz bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, İdare mahkemesi tarafından başlatıldığı ifade edilen yasal süreç sadece rutin bir hukuki inceleme prosedüründen ibarettir. Dolayısıyla kaynağı ve amacı tarafımızdan malum bu tür hukuki manevralar ne bir takım yaygın sistemsel aksaklıklara, ne de ESHOT ile firmamız arasında herhangi bir anlaşmazlığa işaret etmektedir. Kurduğumuz sistemle bir yandan İzmirlilere rahat, güvenli ve en yüksek teknolojiyle ulaşım hizmeti sunma yolunda hızla ilerlerken, diğer yandan ise bu proje bazında ESHOT’la başlayan işbirliğimiz ve ortaklığımız da uyumlu ve verimli bir zeminde gelişmeye devam etmektedir. Kaldı ki buradaki gibi herhangi bir itilaf konusu mahkemeye intikal edip, temyiz de dahil hukuki sürecin tümü tamamlanmadığı sürece konuya ilişkin yorum ve çıkarımda bulunmak sadece değerli İzmirlileri huzursuz etmeye yönelik mesnetsiz spekülasyonlara hizmet edecektir.”