NECİP HABLEMİTOĞLU'NU MİNNET VE HASRETLE ANIYORUZ

Türkiye'nin yetiştirdiği en Atatürkçü en Milliyetçi aydınlardan Necip Hablemitoğlu'nu, emperyalist kuklası teröristlerce şehit edilmesinin yıldönümünde hasret, minnet ve dualarımızla anıyoruz.

Necip Hablemitoğlu, Türkiye'nin modern tarihine damga vuran önemli aydınlarından biriydi. Yaşamı, eserleri ve trajik ölümü, her zaman derin bir yankı uyandırmıştır.

Ancak onun ismi, sadece bir akademisyen ya da yazar olarak anılmakla kalmadı; şüphelerle örülü cinayeti ve bu olayın ardındaki olası karanlık ilişkiler nedeniyle de sıkça gündeme geldi.

Hablemitoğlu, kaleme aldığı çalışmalarda, yolsuzlukları, ülke üzerindeki sömürü mekanizmalarını ve özellikle Fetullahçı Terör Örgütü'nü (FETÖ) cesurca eleştirdi.

Onun yazılarında dile getirdiği uyarılar, bugün yaşananların habercisiydi.

Çünkü o, devletin kritik noktalarını ele geçirmeye çalışan bu yapının gerçek yüzünü açık bir şekilde ortaya koymuştu. Ancak bu cesur duruşu, hayatına mal oldu. 18 Aralık 2002 tarihinde, Ankara'daki evinin önünde, faili uzun yıllar bulunamayan bir suikast sonucu şehit oldu.

Hablemitoğlu'nun şehadeti, sadece bireysel bir trajedi değil, aynı zamanda Türkiye'nin adalet sistemine ve demokrasiye yönelik bir meydan okumaydı. Cinayetin ardından yıllarca gerçekler güzellenmeye, üstü örtülmeye çalışıldı. FETÖ'nün adı, olayla ilgili soruşturmalarda sıklıkla anılsa da, yapılanlar hep eksik kaldı. Bu durum, devlet içinde çöreklenmiş bir yapının, hukuk sistemini ve siyasal mekanizmaları nasıl manipüle ettiğinin çarpıcı bir göstergesiydi.

Hablemitoğlu'nun Fetullah Gülen ve onun liderliğindeki yapı hakkındaki eleştirileri, yalnızca bugünün gerçeklerini değil, o dönemin dinamiklerini de anlamak için anahtar niteliğindedir. O, bu yapının sadece dini bir cemaat olmadığını; aksine uluslararası çıkarların bir uzantısı olarak hareket ettiğini ve ülke çıkarlarına zarar verdiğini savunuyordu. Onun bu öngörüsü, 15 Temmuz darbe girişiminde trajik bir şekilde gerçeklik kazandı.

Ancak burada durup şu soruyu sormak gerekiyor:

Neden Necip Hablemitoğlu gibi bir aydın, hayatı boyunca yalnızlığa itildi? Onun sesi, birçok kişi tarafından duyulmasına rağmen, neden etkin bir destekle karşılanmadı?

Belki de sorun, sadece Hablemitoğlu'nun cesaretinde ya da FETÖ'nün sinsiliğinde değil; toplumsal hafızamızın zayıflığında ve adalet mekanizmasının sürekli olarak siyasi iktidarların etkisi altında kalmasındadır.

Hablemitoğlu'nun katledilişi, özgür düşüncenin susturulmaya çalışıldığının ve korkunun topluma zerk edildiğinin bir simgesidir. Bugün, onun gibi cesur insanların eserlerini okumak, anlamak ve yaymak, sadece bir vefa borcu değil, aynı zamanda bir direniş çağrısıdır. Ancak bu direniş, adaletin tam anlamıyla tecelli ettiği, gerçeklerin üstünün örtülmediği bir geleceğimiz olduğunda anlam kazanacaktır.

#SabahResimleri yayınlarım zamanında tanışmıştım mukaddes Şehit Necip Hoca ile, bana karvizitini vermişti ve İzmir'e geldiği il fırsatta yayınıma katılacağının sözünü almıştım.  Ama nasip olmadı. O benim için kutsal kartviziti görmenizi istedim. 

Necip Hocamıza Allah'ın rahmeti çok olsun. Hasret, minnetle anmaya devam ediyoruz! 

Kahrolsun Atatürk Cumhuriyeti düşmanları, kahrolsun Türklük düşmanları, kahrolsun emperyalizm ve yerli uşakları! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

YORUMHABER 

Ege Aktüel Haber Sorumlu Müdürü Hasan Tahsin Kocabaş
 

NECİP HABLEMİTOĞLU FETÖ TERÖR TERÖR