ZORUNLU BİR "YORUM"
İZTARIM ve Belediyenin 2024 tarım desteği ile ilgili bir "yorum" yazdım, birileri dünyayı başıma geçirmeye kalktı. O zaman ben de "zorunlu yorum" yapayım. Ardından da bir "haftalık yazı"...
#YORUMHABER / HASAN TAHSİN KOCABAŞ
EGEAKTÜEL: HABER TARAFSIZ, YORUM HÜRDÜR
Önceki gün İztarım ve Belediye'nin üreticilere 2024 senesinde verdiğini açıkladığı maddi desteği yorumlamış ve "Bu Ne Yaman Çelişki Başkan" diye sormuştum.
Tabii ki, tam beklediğim gibi oldu. Yazı ciddi sayıda okunduğu halde, Belediye birimlerinden de Başkanın kendisinden de bir kelime yanıt gelmedi.
Zaten alacağımı da sanmıyorum. Lakin seçildiği makamda benim de oy hakkım olduğundan, kendisi hissetmese de doğruya "doğru" yanlışa ise "yanış" demeye ödünsüz devam edeceğiz.
EGEAKTÜEL Bağımsız ve bağlantısız bir basın organıdır. Mümkün olduğunca "kopyala yapıştır" yöntemini kullanmayacak. Haber ve yorum bazen sadece "haber" bazen de hem haber hem de "yorum" olacak. Bazen imzalı bazen de anonim olacak. Çünkü bu sitenin yönetimi "gazetecilerin" kontrolünde. EgeAktüel "muhatap" olarak sadece HALKIMIZI alır. mefkure olarak da ATATÜRK DEVRİMLERİNİ. İnançlara ve kültürlere saygılı, barıştan yana, zengin zulmüne karşı, kibirin düşmanı, gücünü geçmişten alan bir İZMİR Basın kuruluşudur. Biz "ocu" da "bucu" da değiliz. O parti de bu parti de bize eşit uzaklıkta. Doğru doğrudur, yanlış da yanlış.
Durum böyleyken, başka mesleklerden devşirme değil, muhabirlik kökenli bir "gazeteci iradenin" yayınlarını "yok saymak" demokratik kurallarla seçilmiş "seçilenlere" yakışmaz.
Neydi Mesele?
Bir kaç gün önce bir haber düştüm gündeme. Ödemiş'te bir vatandaş, alacağını uzun süre tahsil edemediği için İZTARIM şirketini icraya vermiş ve haciz işlemini yaptırmış. Bu haciz haberinden hemen sonra da İzmir Belediyesi'nden, 2024 yılı içinde, tarım ve üreticilere ne kadar destek olduğuna ilşkin bir haber gelmişti.
Bu iki olay birbiriyle "çelişmiyor mu" ?
Bir yanda üretici alacağını hala tahsil edemiyor, bir yanda da belediye, üreticiye nasıl destek olduğunu açıklıyor. Kusura bakmasınlar ama başka siteler gibi "Helal olsun belediyeye ne de çok destek vermiş" kabilinden "kopyala yapıştır" yapmayız, yapmadık ve çelişkiye dikkat çektik.
Hay çekmez olaydım... Hiç ummadığım yerlerden garip mesajlar aldım.
Neymiş? "Tunç Soyer'ci" imişim!
Neymiş? "Duygularımla hareket ediyormuşum, Cemil Tugay beni kovmuş, intikam alıyormuşum"!
Bunları söyleyip yazanlar inanın yakın tandığımı sandığım insanlar.
Bakın bir de örnek mesaj aktarayım:
"Her eleştirini okuyup süzgecimden geçiriyorum. İztarım konusunda maalesef yanlış yerdesin. Uyarmak istedim. Hepsi bu, alınmanı istemem. Çünkü İztarım'ın içinden Tunç Bey ve arkadaşları geçmiş. Şirketi batırmışlar, üstelik kurduklarını iddia ettikleri fabrikalar ya hic calışmamış, ya hemen kapatılmış, görevden almaların bazıları da o fabrikalar kurulurken harcananlarla ilgili. Öteki yorumların hakkinda bir şey demiyorum, onlar senin görüşündür, dogru da olabilir, yanlış da. Ama İztarım konusunda yanıldığını biliyorum. Cemil'e kızgınsın, kızgınlığında da haklısın ama, bu konuda Tunç Bey sınıfta kalmış. Münferit icra meselesi vardır, paralar ödenmemiştir, intikam güdülmüştür. Bunlara yorum yapmıyorum."
Bu satırları yazan bir hukukçu. Haklı da olabilir. Ama Gazeteci edindiği istihrabatı yazar, aktarır. Buna cevabı muhatabı verir. Ortada yolsuzluklar varsa neden Cemil Tugay hukuka gitmiyor? Neden olan biteni apaçık anlatmıyor da, ortalık kahvehane dedikodusundan geçilmiyor?
Evet doğrudur. Kişisel kırgınlığım çok, ama bunu habere yansıtmam. An geldi takdir ettik, destekledik. Ama bu olayda yanlış yolda olan İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'dir.
Hiç olmazsa, o alacağı olan tüm üreticileri toplayıp anlayış isteyebilirlerdi. Kusura bakılmasın da, liyakati çiğneyenler, halk arasındaki rahatsızlıkları duyamazlar.
Öte yandan Sayın Tugay beni "kovmadı". Zaten nasıl ve neden kovsun? Ben emekli olmak istedim ve oldum. Ama hayatımın dile kolay 10 yılını yaşadığım kurumun bugün türlü kibir ve nefret temelli bir "baronluk" oluşuna asla seyirci kalamam, çünkü orayla ilgili "sırlara da" sahibim. Omuz omuza çalıştığım ve performanslarını çok iyi bildiğim uzman personelin ki, içlerinde doğrudur, eşim var, kurumu zerre bilmeyen ama bildiğini iddia edenler tarafından uğradıkları korkunç zulüm ve sürgünlere nasıl "üç maymunu" oynarım. Empati yapsın düşünsün Sayın Başkan, benim yerimde o olsaydı ne yapardı? Bu zülümlerin neden olduğunu da çok iyi biliyor ve hatırlıyorum zira yaşadım. Elbette kulak vereceğim mazluma. Yazmaya da devam edeceğim!
İşte mesele budur. Kim necidir kimcidir zerre umurumda değil, menfaat için de kimseye biat etmem, edenlerse umurumda değildir. Cemil Tugay özellikle kadro çalışmalarında bugüne kadar hiç yaşanmayan zulümlere kapıyı açmıştır.
Çünkü ilk defa o kahrolası mobbingler yüzünde intihar girişimi yaşandı, pek çok ailede huzur kalmadı çalışma huzuru ise çoktan yol oldu.
Kim ne düşünrse düşünsün, iletişimden yanayım öyle kalacağım.
Başka İzmir Yok bu da böyle bilinsin.
Hasan Tahsin KOCABAŞ