KÖK, bir taraftan okullarda hem bu öğretmenlere rehberlik etmek, hem Bilişim Teknolojileri ile ilgili dersleri yürütmek üzere 77 farklı üniversitede Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümlerinde Bilişim Teknoloji Öğretmenleri yetiştirilirken diğer taraftan Bakanlık bu öğretmenleri atamamakla beraber göz ardı etmiş, seçmeli, sınıf geçme notu olmayan, kalabalık sınıfların bölünemediği , eğitim yerine okul müdürü ile öğretmen arasında patron, işçi ilişkisi oluşturan bir yapıya dönüştürmüş, göreve gelen her bakanın kendi keyfine göre uygulamaya koyduğu Bilişim ve Teknolojileri dersleri kimi zaman 2 saatten 1 saate indirilmiş, kimi zaman 4 ve 5. Sınıflardan kaldırılmış, hatta liselerde 21 ayrı dersin içinden seçilmek durumunda bırakılmıştır.Bu öğretmenlerin uzmanlıklarının hiçbir alanda tanınmamış olduğuna da değinen KÖK, Bakanlık bünyesinde Bilişim Teknolojileri öğretmeni olmayan öğretmenler 100 saatlik kurslarla eğitilmeye çalışılıyor. Hatta sınıf öğretmenleri ve okul öncesi öğretmenleri bile Bilişim Teknolojileri rehber (formatör) öğretmen yapılıyor. Yani 4 yıllık eğitimle (Bazı yerlerde hazırlıkla beraber 5 yıldır) kazanılan yeterlilik, 100 saatlik formalite bir kursla verilen sertifika ile formatörlük hakkı farklı branştaki öğretmenlere de sağlanıyor. Öyle ki, Halk Eğitim kurslarında bile Bilişim Teknolojileri öğretmenlerine öncelik verilmemekte, farklı referansı olanlar, bu öğretmenlerin önüne geçerek görevlendirilmektedirler. Okudukları bölümde 8 dönemde yaklaşık 50 farklı ders alarak mezun olmuş bilişim öğretmenlerine çok küçük bir kontenjan verildiğini, ancak bu durumu düzeltmeye yönelik bir adım atılmadığı gibi her üniversitede bilişim öğretmenliği bölümü açıldığını ifade eden KÖK, Fatih Projesinde bile görevlendirilen öğretmenlerin 3’ te 1’ i Bilişim Teknoloji alanının dışından yapıldığını söyledi.Araştırma Önergesinde derslerin seçmeli olması nedeniyle öğretmenlerin norm kadro, re’sen atama, ek ders gibi sorunlarla boğuştuğunu söyleyen KÖK, “oysa ki Türkiye’de Bilişim ve internet kullanıcılığının daha bilinçli ve sağlıklı yapılabilmesi, öğrenci ve öğretmenlere ve tüm topluma bilişim teknolojilerinin daha güçlü bir şekilde öğretilmesinin sağlanması, teknolojiyi tüketen değil, üreten, daha bilinçli bir nesil yetiştirilmesi gerekiyor. Kore bunun en güzel örneği. 1980’lerin başında bizim milli gelirimiz 481 dolar iken Güney Kore’nin 275 dolardı. Doğru bile kabul etsek, bugün bizim kişi başına milli gelirimiz 10 - 12 bin dolara yükselmiş, Güney Kore’nin 275 dolar olan milli geliri ise bugün 30 bin doların üzerinde. Bu nedenle Bilişim Teknolojileri dersi öğretmenlerine daha fazla ihtiyaç var” dedi.
POLİTİKA
Yayınlanma: 07 Ağustos 2015 - 16:06
Antalya Milletvekili Devrim KÖK, Bilişim Teknoloji Öğretmenlerinin Sorunlarını Meclise taşıdı !..
1990’lı yıllardan itibaren Türkiye’de Bilişim alanında dünyayla entegre olabilmek, diğer gelişmiş ülkeleri yakalayabilmek için okullarda bilişim sınıfları kurulmasına öncelik verildiğini ifade eden KÖK, “ 8 dersliği olan her okula bir bilişim sınıfı kurularak bu güne kadar yaklaşık 29.428 bilişim sınıfı kurulmasına rağmen hem Bilişim ve Teknolojileri Öğretmenleri hem de Bilişim Teknolojileri dersleri Bakanlık tarafından ihmal edilmiştir” dedi.
POLİTİKA
07 Ağustos 2015 - 16:06









