GÜNDEM
Yayınlanma: 29 Kasım 2019 - 10:45
CHP'de eski Başkan için ihraç talebi: İfadeye çağrıldı!
Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’e sözlü ve fiziki saldırıda bulunmasına ilişkin görüntülerin yayınlanmasının ardından bir açıklama yapan eski Selçuk Belediye Başkanı Vefa Ülgür, CHP İl Başkanlığı tarafından ihraç talebiyle disipline verildiğini ve ifadeye çağrıldığını belirtti.
GÜNDEM
29 Kasım 2019 - 10:45
CHP’li Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’in 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları sırasında CHP’li eski Belediye Başkanı Vefa Ülgür'in sözlü ve fiziki saldırısına maruz kalmasına ilişkin görüntüler kamuoyuna yansımıştı. Vefa Ülgür, sosyal medya hesabından konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Ülgür açıklamasında, "26 Kasım tarihi itibarı ile il başkanlığından bir ileti aldım. Başta ben, İzmir İl Gençlik Kurulu Yönetim Kurulu üyesi görünen oğlum ve kardeşim, tedbirli ve kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edilmişiz ve ifadeye çağrılıyoruz" dedi.
Ülgür, “1984 yılında SHP Gençlik Kolları Yönetim Kurulu üyeliğine seçilerek hukuken siyasi parti bağımı kurdum. 1992 yılında ilçe yönetim kurulu üyesi seçildim. 1994 yılında İzmir İl Genel Meclisi üyeliği görevini aldım. Aynı dönemde CHP Selçuk İlçe Başkanlığının boşalması üzerine yapılan kongrede ilçe başkanlığı görevine getirildim. 1999 yılında CHP’nin barajın altında kalmasına rağmen arkadaşlarımın ve ilçe örgütünün başarılı çalışmaları ile belediye başkanlığı görevini üstlendim. 1999-2014 yılları arasında başarılı çalışmalar yaptık. Yerel yönetim çıktıları konusunda halkın desteğini aldık ve çıktılarımızla ilgili hiç eleştirilmedik. Ancak iktidar hastalığına yakalandık. 2014 yılında iktidar kavgası sebebi ile aslında seçimi az bir farkla almış olduğumuz halde sandıklara sahip çıkamadığımız için seçimi kaybettik. Elimizde seçim sonuçlarını değiştirecek mahkeme kararları vs. gibi bilgi ve belgeler olmasına rağmen o tarihteki YSK temsilcimiz ile Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Bülent Tezcan’ın yanlış yorumları yüzünden YSK itirazımızı reddetti ve seçimi iptal ettirmedik” ifadelerini kullandı.
2017 yılındaki ilçe kongresinde ilçe yönetim kurulu üyesi olarak görev alıp, 2018 Haziran ayındaki cumhurbaşkanlığı seçimini başarıyla tamamladıklarını belirten Ülgür, şöyle devam etti:
Ülgür, “Belediye başkan aday adayı olmak için aralarından ayrılmak zorunda kaldığım ilçe yönetimi, aralarında ortak çalışma kültürü olmadığı gerekçesi ile istifa etti ve adayın ve ekibinin önünü açtı ama bu da yetmedi. Yine siyasi malzeme yapıldım. Adayın yakın çevresi günlerce bağımsız aday olacağım iddialarını kamuoyunun gündeminde tuttu. Bir süre sonra İYİ Parti’nin adayı olacağımı iddia ettiler. Adaylık başvuru süresi sona erince de Adalet ve Kalkınma Partisi'ne çalıştığım şeklinde gündem oluşturuldu. Seçim süreci hiç ilçe, ilçe sorunları ve niçin aday olundu konuları gündemde olmadan tamamlandı. Sanıyorum adaylığına karşı çıkarak ve kamuoyu önünde kendisinin yanında görünmeyerek büyük bir suç işlemiştim. Suçum büyüktü ve hep birileri için tehdittim. Genel merkezle ilişkilerim zayıftı. Murat Bakan ve İl Başkanı Yücel de bu süreçteki tavrım yüzünden olumsuz yorumlar yapıyordu. Sonra meşhur Şirince operasyonu patladı. Kadına şiddet naraları arasında oğlum, kardeşim ve yakınlarım darp edildi. Siz sayın bayan, hiç çocuğunuzun darp edilişine şahitlik ettiniz mi? Hiç kimse dövülenlerin insan olduğunu, onların da anne ve baba olduğunu görmedi. Sayın bayan başkan üzerimde bir sökük görmüş, ilmeği yakalamış sökmeye çalışıyordu" dedi.
Üst aklın devreye girdiğini belirten Ülgür, "Hemen üst akıl devreye girdi. Üst akıl şunu biliyordu; bir suç işleyecek ve suçlanmak istemiyorsan yeteri kadar taraftarın olmalıydı. Gece saat 01.15 sıraları seçili görüntülerle algı operasyonu başlatıldı. Yetmezdi, ertesi gün kınacılar devreye sokuldu, önce yandaşlardan başlandı. Diğerlerine de kamu gücü kullanılarak açıklamalar yaptırıldı. Kınacıların hiçbiri ‘şiddet cinsiyet meselesi değil, bir karakter meselesidir’ demedi ya da diyemedi. Sabahın erken saatlerinde il başkanı hiç beni aramadan kamuoyuna 'gereği yapılacak' diye beyanat verdi. Kamu gücü ve kaynakları kullanılarak bütün iletişim kanalları zorlandı. Diğer yandan üst akıl kanallar aracılığı ile genel merkez yöneticilerine algı operasyonunu tamamladı. Artık yeterli çoğunlukları vardı. Hemen bir grup avukat belediye binasında toplandı. Değerlendirmeden sonra eldeki verilerin olmayan şiddeti kanıtlayamayacakları sonucuna varmış olacaklar ki sayın bayan 'hastaneye gidemedim o yüzden elimle ilgili rapor alamadım' diyerek şikayetçi olacaktı" ifadelerine yer verdi.
Ülgür, açıklamasını şöyle sonlandırdı:
İlginizi Çekebilir









