Ekonomist Selva Demiralp, faiz indirim çağırlarının enflasyon ve Merkez Bankası para politikası üzerindeki etkilerini yazdı.
Geçtiğimiz hafta içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan para politikasını yakından ilgilendiren iki önemli mesaj verdi.
'Ağustos sonrası enflasyon düşecek'
'Sonraki dönemde faizler de düşeceği için enflasyon tekrar yükselmeyecek'
12 Ağustos'ta gerçekleşek Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu toplantısı öncesinde bunlar oldukça kritik mesajlar. Çünkü bir taraftan TCMB'yi faiz indirimine çağırırken öte yandan uzun süredir tartıştığımız faiz-enflasyon ilişkisini tekrar gündeme taşıyor.
Ağustos sonrası enflasyon düşer mi?
Temmuz itibariyle yüzde 19 seviyesine ulaşan enflasyon, eğer önümüzdeki beş aylık dönemde geçtiğimiz iki senenin ortalamalarına paralel bir seyir izlerse seneyi yüzde 17,5 civarında bitirebilir.
Bu oran, kasım ve aralık aylarında geçen seneki yüksek seyir tekrar etmezse bir miktar aşağı gelebilir. Ancak TCMB beklenti anketine göre o durumda bile sene sonu enflasyonu yüzde 16.3 seviyesinde bekleniyor. Özetle, Ağustos sonrası dönemde enflasyonun bir miktar düşmesi konusunda genel bir beklenti mevcut. Ancak:
Sene sonu enflasyon beklentisi kağıt üzerinde yüzde 14 olan, piyasa beklentisi bunun en az iki puan üzerinde olan bir merkez bankasının faiz indirimine gitmesi doğru mudur? Faiz indirimine giderse enflasyon düşer mi artar mı?
Faiz enflasyon ilişkisi
Politika faizi ve enflasyon arasındaki nedensellik ilişkisi üzerine çok yazıp çizdik. Yine de şu noktaların altını tekrar çizmekte fayda var:
Faiz, hem enflasyonu artırıcı hem de azaltıcı iki kanalı harekete geçirir. Nedir bu kanallar?
Faiz, üretici açısından borçlanma maliyetidir. Dolayısı ile faiz arttığında borçlanma maliyeti ve bunun getirdiği enflasyonist baskı da artar.
Daha uzun vadede, yüksek faiz kur ve talebi aşağı çekeceği için enflasyon düşer.









