Bugün

GAZETECİYE SADECE "SALDIRILDI MI?"

Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde 19 Kasım akşamı yerel yayın yapan bir gazeteciye, belediyeye ait mekanda CHP'li Meclis üyesi tarafından tekme tokat saldırı yapıldı. Peki olay bu kadar mıydı? Kafasında şişe kırılan gazeteci neler yaşadı dakikalarca?

Yayınlanma: 23 Kasım 2024 - 16:24
Güncelleme: 23 Kasım 2024 - 17:22

#HABERYORUM / HASAN TAHSİN KOCABAŞ

 19 Kasım'da meydana gelen olayın haberi kısaca şu:

"CHP'li meclis üyesi gazeteciyi darp etti. Burhaniye ilçesi CHP'li meclis üyesi Hasan Nadir  Bayram, yerel gazetenin sahibi Hakan Sataroğlu'nu darbetti. Meclis üyesinin CHP'den kesin ihracı istenmiş, Saldırı siyasiler ve basın örgütlerince tepkiyle karşılanmış. Saldırı anının bir kısmı sosyal medyada yanklı bulmuş." 

Videoyu da Cumhuriyet Gazetesi'nin  YouTube adresinden aldım ki, en geniş orası vermiş.

Olayın aslı nedir umurumda değil. Ama artık Türkiye'de gazetecilerin bu kadar kimsesiz olmasına tahammül edemiyorum.  Tepki göstermişler de, saldırganı CHP'den ihraç edeceklermiş de,  AKP "basın özgürlüğü" falan demiş de?

Yahu geçin bunları geçin.

Eğer mesleğiniz "gerçek gazeteciyse" ve manşet ile yorum "namusunuzsa" öyle bir yaşamınız olur ki, gün gelir en yakınlarınız bile size sırt çevirir.  Türkiye'de en temiz son, ölümdür namuslu gazeteciler için.

Ama bu saldırının 5 dakikalık videosunda "başka ayrıntılar var". Bakalım mı onlara? 

Tarih 19 Kasım 2024 ve saat 21.50 civarı. 

Söylenene göre kameranın  görüş açısındaki yer Burhaniye Belediyesi'ne ait alkollü bir mekan.  8 masadan üçü dolu. Kameranın tam görmediği en yakın köşede ise mağdur gazeteci oturuyor. 

Saat: 21.51.28 : Saldırgan meclis üyesi, rahat tavırlarıyla mekana giriyor. Doğrudan gazetecinin masasına yöneliyor. 

Saat:  21:51.41 : Saldırı başlıyor.  Ama öyle böyle değil, tokat, yumruk, şişe, tekme kullanıldığı gibi, gazeteci yere düşürülüp öldüresiye tekmeleniyor. Ama gariptir mekanda bir kişi bile müdahale etmiyor. 

Saat: 21.52.15 : Saldırgan, mekandaki birinin teşvikiyle çıkıp gidiyor. 

Kafasına, göğsüne, beline darbeler alan gazeteci baygın yatıyor. Bakın görüntülere, göreceksiniz saat 21.52.36'ya kadar kimse yerde yatan baygın gazeteciye bakmıyor. 

Ambulans, polis ve bir yetkili de yok...

Saat 21.54.04'de Gazeteci kendine geliyor. Saat 22.00'de de ayağa kalkıyor. 

Ben saldıranı da gazeteciyi de tanımam. Videoda gördüklerim ülkemizdeki toplumsal yozlaşma ve çürümenin kanıtıdır.  Ama saldıran şahsın Burhaniye'de ve hatta tanımadığım belediye başkanının nazarında ağırlığı olduğu muhakkak. Salonda müdahale etmeyen kişilerin ve mekan görevlilerinin de, saldırgandan çekindikleri, saldırgan gittikten sonra bile belli oluyor. 

İşin içinde bir "çıkar" olduğu söyleniyor. Gazetecinin üzerinde çalıştığı konunun, saldırganla ilişkisi olduğunu, videoda gazeteciden duyacaksınız zaten. 

Lakin mesele başka inanın. 

Gazetecilik sahipsizliktir...  Bugün CHP dahi dili "basın özgürlüğü" dese belediyelerinin çoğunda yaşattığı "özgürlük" değildir. Fakat işin bu noktaya gelmesinde "tüccar gazeteciliğin" ve "otokontrol" denen "serbest piyasa" kafalı medya yöneticilerinin payı büyüktür. Saldırıyı sade  bir "asayiş" olayı olarak görmek, yenilerini davet etmektir ama, şu ana kadar okuduğum haberlerde konu, sadece "kafada şişe kırmak". 

Meslektaşıma geçmiş olsun derken, herkesi "gerçekleri" görmeye davet ediyorum. En çok da CHP'nin sözde değişimci genel başkanını ve onun belirlediği kibirli muhterisleri.

Zira endişem 2025'de çoğumuz bu saldırıları yaşayacağız. Demedi demeyin!